Bu bir reklamdır.




IMF gitti, şimdi hesap sorma zamanı!


Google Reklamları




IMF gitti, şimdi hesap sorma zamanı! ile ilgili benzer olabilecek konular...

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


12 Ekim 2010, 12:11:54
C.S.J
Admin
Mesajlar: 10817
Su testisi taşıyan adamı takip edin!



















IMF'den kurtulduk şimdi sıra geriye dönük hesap sormaya geldi!
Yiğit BULUT

Değerli dostlar, bu ülkede 1980-2010 arasında küresel "merkezlerin de" etkisi-yardım ve yataklığıyla "içeriden-dışarıdan" birileri tam tamına 1.4 trilyon dolar götürdü! Evet, yanlış okumadınız; teröre aktardığımız kaynaklar hariç sadece "finansal kaldıraçlar ve yöntemlerle" 1.4 trilyon dolarımızı kuzu kuzu "faiz ve anapara" görüntüsü altında içeriden-dışarıdan birilerine aktardık!

Bu noktada "detayları ile olanları" aktarmaya geçmeden bir noktanın altını çizmek istiyorum: IMF'nin uzun yıllar önce boynumuza geçirdiği "ilmiği" kopardık şimdi sıra bu yöntemlerle Türkiye'yi soyanlardan hesap sormaya geldi!

(Türkiye Mayıs-2007'den beri IMF'e bağımlı değil, IMF ile anlaşma yapmıyor!)

Neler mi oldu? ve ne kadar vahimdi? hep birlikte hatırlayalım...

- Türkiye, 1980-2010 başı arasında 2 trilyon dolardan fazla kaynak elde etti. Buna rağmen aynı 30 yıl içinde Türkiye yaptığı borçlanmalara karşılık 1.4 trilyon dolardan fazla "iç ve dış borç" anaparası ve faizi ödedi!

- 1980-2010 başı arasında vergiden elde edilen kaynaklar, borçlanma ile elde edilen kaynakların yarısından az olarak gerçekleşti.

- Paranın sistem dışında toplanması ve vergi toplayamamamızın sonucu ağır oldu ve yapılan borçlanmaya karşı son 30 yıl içinde 500 milyar dolardan fazla, sadece faiz ödedik.

- Ödediğimiz iç borç faizi, dış borç için ödediğimiz toplam faizin dört ila beş katı olarak gerçekleşti. Her dalgalanma içerideki borcu katlarken, dalgalanmalarda elinde iç borç senedi bulunduran binde 1'in altında gerçek ve tüzel kişi inanılmaz gelirler elde etti.

- 500 milyar faiz ödediğimiz dönemde sadece 120-150 milyar dolar arası değişen bir yatırım yaparken, 300 milyar dolara yakın da bir personel giderimiz oldu. Bu noktada ortaya çıkan çarpıcı veri, personel giderimiz ile yatırım yaptığımız tutarın toplamı ödediğimiz faiz kadar olamadı.

- Yatırım harcamalarımız son 30 yılda 2.5-3 kat arasında bir artış gösterirken, iç borç faiz ödemelerimiz 75, dış borç faiz ödemelerimiz ise 20 kattan fazla arttı. İç ve dış borçlara ödediğimiz faizdeki artış oranı ilk başladığı noktaya göre ortalama 50 kattan fazla bir artış gösterdi.

- Son beş yıl içinde faiz rekoru 2004 yılına ait. 150 katrilyonluk 2004 yılı konsolide bütçesinin 69 katrilyonu faiz ödemesine ayrıldı. Bugün gördüğümüz kur ile hesapladığımızda basit faizini dahi koymadan ödediğimiz miktar tam olarak 52 milyar dolar. 52 milyarı 52 haftaya bölersek bulduğumuz sonuç, haftada 1 milyar dolar, günde 166 milyon dolar.

- 1999-2010 başı arasında ödediğimiz faiz haftalık 700 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında değişti ve 2004 yılında 1 milyar doları dahi geçerek tepe noktasına ulaştı.

- Son 30 yılda yatırım harcamalarının toplamı, toplam borçlanmanın yüzde 10'unun bile altında kalırken, topladığımız toplam verginin yüzde 15'inin altında kaldı.

- 1999-2009 arasında Türkiye 29 milyar dolara yakın bir yatırım yaparken, 88 milyar dolarlık personel harcaması yaptı. Buna karşılık aynı dönemde sadece iç borcun faizine 189 milyar dolar, dış borcumuzun faizine de 39 milyar dolarlık bir kaynak ayırmak zorunda kaldık.

- 2010 yılına kadar Türkiye 1984 başından başlayarak 330 milyar dolar üstünde "silah faturası" ödedi! Bu paranın %10'undan fazlası "aracılara" ödendi! Yani birileri "Türk halkının 30 milyar dolarını" hatta fazlasını "ceplerine" silah alımlarına aracılık ederek koydular!

- Türk halkı "birikimleri" bankalara "mevduat güvencesi" altında yatırırken, birkaç aileye siyasiler tarafından "verilen" banka ruhsatlı "kurumlar", Türk halkının birikimlerini çaldılar! Ve en kötüsü faturasını BDDK-TMSF yoluyla bize bıraktılar!

Sonuç: Türkiye 1946'da yaşadığı ilk devalüasyın sonrası "finansal olarak sömürülebilir olma" yoluna girdi! 1960 ve 1980 sonrasında artık zemin mükemmeldi! "İşbilmezler" işbaşı yaptı ve "liberalleşmeyi" küresel olana teslim olmak sananlar ülkede her yere yerleştirildiler!

Sağlam duran ne varsa, yaratılan "tüketim toplumu" ile yerle bir edildi! 1989-1994-2001 finansal sömürünün "tavan yaptığı" dönüm noktaları oldu! Liberal ve küresel olduğumuzu sandığımız her saniyede varlıklarımız "kibar ve eldivenli eller" tarafından "içeriden-dışarıdan" hortumlandı! Verdik, isteyerek verdik! "Piyasacılık" oynuyorduk, nasıl vermeyelim!

Son söz: Türkiye geriye dönüp 1980-2010 arasında 1.4 trilyon dolarını kimler çaldı mutlaka sorgulamalı ve suçluları 30 yıl dolmadan bulmalı!

  
 
     


1) Her şeyi Allah yaratır ve Allah izin vermeden hiçbir şey gerçekleşmez.
2) Allah (kötü) bir şeyin gerçekleşmesine izin veriyorsa, onda muhakkak bir hayır, bir hikmet vardır.
3) Çünkü Allah kuluna asla zulmetmez!
4) Buna tam inanan insan, asla; kızmaz, üzülmez, sıkılmaz, daralmaz, depresyona girmez. Her zaman mutlu, hep umutlu olur.


Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada IMF gitti, şimdi hesap sorma zamanı! ile ilgili olarak; IMF gitti, şimdi hesap sorma zamanı! hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Ekonomi nedir?, Ekonomi habereri son dakika, Türkiye ekonomisi, altın fiyatları, döviz borsa dünya piyasalarındaki gelişmeler, bankalar, enflasyon oranları, işsizlik rakamları, ekonomik veriler ve daha fazlası... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri IMF gitti, şimdi hesap sorma zamanı! siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Yapman gerekenleri yaparsan, mutlu olursun. (Z.Ç)


Copyright © 2006-2120 Vatan.TC
Her hakkı saklıdır.
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz